Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
mehmet akkaya
Newbie

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7

Eklediği Yazılar: 1

Ne ABD Ne AB Tam Bağımsız Türkiye


WWW
« : »

20 Haziran günü Aydınlık'taki köşemde  ‘Belediye işçileri, belediye başkanlarının düdük talimatından nasıl kurtarılır?’ başlıklı yazımın bir bölümü şöyleydi:
 ‘‘Ankara Büyükşehir belediyesinde çalıştığım yedi yıllık dönemde, tam dört kez işçilerin sendika değiştirmelerine tanık olmuştum. Murat Karayalçın zamanında Belediye-İş vardı. Sonra işçiler Genel-İş’e geçirildiler. Ardından Gökçek’le birlikte Hizmet-İş’le tanışıldı. Sonra tekrar Belediye-İş’e geçirildiler.
Belediye Başkanı olan işverenin düdük çalmasıyla harekete geçen işyeri amirleri, bir çırpıda işçileri başka sendikaya geçiriyorlardı. Buna direnen işçileri bekleyen ise sürgündü, işten atılmaydı. Gökçek’in ilk defa seçildiği 1994 yılında, çok sayıda işçinin işine bu sebeple son verilmişti.
Kanalizasyona sürülen büro işçileri, kışın bahçıvanlığa zorlanan kadın işçiler, ya da yollarda araba saymakla görevlendirilen belediye işçilerini çok görmüştü o yıllarda Ankaralılar.
Biz 30 kişinin kısmetine ise, 3 ay boyunca çöp bidonlarına ilaç niyetine mazot sıkmak ve şehirlerarası yolları süpürmek düşmüştü.
İşçilerin büyük çoğunluğu düdükle sendika değiştirdiği için, kalan az sayıda işçiye kolaylıkla bu baskılar yapılabiliyordu.
…………………………….
2011 sonbaharı ile beraber, AKP’li belediyelerde işçileri yandaş sendikalara geçirmek için baskıların arttırılmasını beklemek mümkün.’’
Sonbahar demiştim, yanılmışım. Seçimlerin ardından düğmeye bastılar. İstanbul ve Kocaeli’nden sonra Ankara’da da harekete geçtiler,
Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı işçiler, bir sabah işyerine gelmiş noteri gördüler. Talimat gelmiş. Yeni adresleri Hizmet-İş…
Gökçek geldiğinde işçi sayısı 13 bin idi. ‘Kısa zamanda bu sayıyı 9 bine, sonra 7 bine düşürürüm’ demişti. Dediğinden fazlasını yaptı. Aski, Ego ve Fen işlerinde Belediyenin kadrolu işçi sayısı şimdi 4000 civarında. 15 yıl boyunca işçi almadılar. Emekliliği gelenler ayrıldı, ayrılıyorlar. Hatırlıyorum da, Gökçek’in seçildiği haftanın Cuma günü, ASKİ’deki mescit işçilerle dolup taşmıştı. Kabus çökmüş gibiydi Belediyeye ve büyük kısmı, yaranarak kendisini kurtaracağını sanıyordu. Ama teslim olmak kurtarmaya yetmedi. Ezilmeler, sürülmeler devam etti.
Peki, 5 milyonluk kentin işleri nasıl yürüyor? Formül şu: Karayalçın’dan devralınan 7 şirkete yenileri ilave edildi. Sayısı on yediye çıktı. Şirketlerin yöneticileri aynı zamanda Daire Başkan ve Genel Müdürlerdi. İşi verenle, işi alan aynı kişi... Bu şirketlerde neler olup bittiğini denetleyen yok. Eski Belediye Meclis Üyelerinden Muzaffer Saraç ve Muhsin Eren, şirketler aracılığıyla büyük yolsuzluklar yapıldığını iddia ettiler. Belgeler açıkladılar. Kimse tınmadı. ‘Suç var’ diyen suçlu muamelesi gördü. Saraç, açılan onlarca davayla karşılaştı, üç ay aynı evde oturamayan gezgin durumuna düştü yıllar yılı. Muhsin Eren ise, evinde çocuklarının önünde linç edilircesine dövülmüştü. İkisi de CHP adına Meclistelerdi. Ama partileri kendilerine ve ileri sürdükleri iddialara sahip çıkmadığı için Partilerinden istifa ettiler.
Şirketlerde kaç işçi çalışıyor, bilen yok. Ama asgari ücrete yakın maaşla, her yıl sözleşme yenilemek zorunda oldukları, sendikasız oldukları malum.
Sendikası değiştirilen konu ettiğimiz işçiler, 13 binden 4 bine düşürülmüş kadrolu işçiler.
Belediye-İş’in Ankara Büyükşehir Belediyelerinde üç şubesi var. Fen İşleri, Aski ve Ego Şubeleri. Ama Sendika, şubelerine söz geçiremiyor. Gökçek Başkan olduğundan beri bu şubelerin, Ankara’daki işçi eylemlerine katıldığına rastlanmadı.  ‘Başkan kızar’ diyorlardır sanırım.
Şimdide bu üç şube başkanı, bir gece ilahi bir ses duymuşçasına harekete geçiyorlar ve işçileri Hizmet-İş Sendikasına üye yapıyorlar. Belediye-İş Başkanlar Kurulu toplantısında Nihat Yurdakul’un, ‘derdiniz nedir, neden istifa edip Hizmet-İş’e geçiyorsunuz’ sorusuna, Ego Şube Başkanının, ‘Melih bey talimat verdi’ diye cevap verdiği söyleniyor.
Bir örnekte İstanbul’da yaşandı. 24 Ağustos 2011 tarihli Evrensel’de bir belge yayınlandı. İBB İtfaiye Daire Başkanı Ali Karahan, İBB Anadolu Yakası İtfaiye Müdürü Mehmet Eroğlu’na bir e-posta göndermiş: ‘İşçi Sendikası çalışmalarında senden istifa edipte Hizmet-İŞ’e geçen işçi sayısı 8. Çok kötü senin performansına yakışmayan durum. Bence güvendiğin bir işçi arkadaş üzerinden bu sayıyı çoğaltman gerekiyor. Birde Hizmet-İş bizim işçilerin lehine olacak. Eğer anlaşılmayan bir durum varsa Hizmet-İş’ten Ali Osman Kart’la görüşebilirsiniz. Mehmet abi biraz çalışmak gerekiyor. Ali Osman beyin cebi ……..’’
İşte böyleyken böyle sevgili okuyucular. Bu kadar açık ve sağır sultana malum operasyon yapılırken Türk-İş’e bağlı sendikalara, Türk-İş sendikalarını yalnız bırakıyor. Aralık başında ise Türk-İş Genel Kurulu yapacak.




Logged

Mehmet Akkaya
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.208 Saniyede 41 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.108s, 9q)